1-7 Haziran İyot Yetersizliği Hastalıklarının önlenmesi Haftası

İyodun önemini topluma daha çarpıcı ve etkili yöntemlerle aktarmak, ülkemizde iyotlu tuz kullanımını tüm topluma yaygınlaştırmak, toplum bilinci oluşturmak ve ülke genelinde konuyu gündeme getirmek amacı ile 1-7 Haziran tarihleri arasında İyot Yetersizliğ

03 Haziran 2014 Salı 10:57

İyodun önemini topluma daha çarpıcı ve etkili yöntemlerle aktarmak, ülkemizde iyotlu tuz kullanımını tüm topluma yaygınlaştırmak, toplum bilinci oluşturmak ve ülke genelinde konuyu gündeme getirmek amacı ile 1-7 Haziran tarihleri arasında İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi Haftası etkinlikleri gerçekleştirilerek iyodun önemi ve yararları vurgulanmaktadır.

İyot yenilen gıdalardan ve içilen sulardan alınır. Deniz ürünlerinde (balık, yosun gibi), toprakta yeterli miktarda iyot bulunduğunda et, süt, yumurta ile tahıllarda ve diğer gıdalarda da bulunmaktadır. Tuzun iyot içeriğinin korunması için; koyu renkli ve kapaklı kavanozlarda, serin ve kuru yerde saklanmasına özen göstermelidir.

Yemeğe tuz eklenecekse; tuzda bulunan iyotun yemek pişerken kaybolmaması için, yemek piştikten ve ocaktan indirildikten sonra veya sofrada yerken eklenmelidir.

Tükettiğimiz besinlerle yeterli iyot alamadığımız için dışarıdan alınması gerekmektedir. İyodu yeterli olarak almanın en uygun, en ucuz, teknik olarak en kolay ve en yaygın yöntemi “iyotlu tuz” kullanılmasıdır. Ülkemizde 1968 yılında başlayan tuzun iyotlanması çalışmaları, 1994 yılında başlayan ulusal “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı” ile hız kazanmıştır. Eğitim, yasal düzenleme, bilgilendirme, bilinçlendirme, izleme ve denetimler ile iyotlu tuz kullanımında artış görülmüştür. Yasal değişiklikler yapılarak 1999 yılından itibaren iyotsuz sofra tuzunun üretimi ve satışı yasaklanmıştır.

Günlük olarak alınması gereken miktarda iyot alınamadığında ise;

Bebeklerdeki Etkileri: Annedeki iyot eksikliği, düşüklere, ölü, erken, düşük ağırlıklı doğumlara, bebeklerde bağışıklık sistemi yetersizliğine, bebek ölümlerinde artışa, doğumsal anomalilere, guatr, hipotiroidi, sağırlık-dilsizlik, şaşılık, felç gibi hastalıklara neden olur, İyot eksikliğinin en ağır şekline “kretinizm” bu tür insanlara da kreten denir. Kretinizm zeka geriliği ile karakterizedir; zekâ düzeyinin akranlarına göre en az 13,5 puan daha düşük olmasına neden olur. Sıklıkla cücelik gözlenir.

Gebelerde etkisi: Düşük ve ölü doğum riskinde artış olabilmektedir.

Beden ve Zihinsel Gelişime Etkileri: İyot eksikliğinin bebeklik çağından sonra da çocukların ve erişkinlerin beden ve zeka gelişimini engelleyici etkileri vardır. Fiziksel gelişme geriliği, zihinsel fonksiyonlarda baskılanma meydana gelir. Okul ve iş yaşamındaki başarısızlıklara neden olur.

Endemik Guatr: İyot yetersizliğine karşı bir tepki olarak tiroid bezi aşırı bir şekilde büyür, bu duruma “guatr” denir. Bazı ilerlemiş olgularda tiroid bezi o kadar büyür ki nefes borusuna baskı yapabilir.

Topluma Etkisi: Yukarıda anlatılan hastalıklar, bir toplumun gelişime ve ilerlemesini önleyici özelliktedir. Beden ve zeka gelişimi geri kalmış bireylerden oluşan bir toplumun üretkenliği düşer, buna karşılık bakım gerektiren hasta ve özürlülerin sayısı daha fazla olur.

Daha zeki, çalışkan, başarılı, üretken bir neslin yetişmesinde, iyot eksikliği ile mücadele etmek için, mutlaka iyotlu tuz tüketmeye özen gösterilmelidir..

Unutmayınız ki; iyot yetersizliği önlenebilir zeka geriliğinin en temel nedenidir.

DİĞER DUYURULAR